hakkımızda

mehmet_aci2

Mersin’de Özgür Çocuk Parkının hemen ilerisinde Atlıhan Oteli, karşısında henüz müteahhitlere kat karşılığı verilmemiş bahçe mahallesi evleri.
Ayakta ölmektedirler…Alt yapıları kalmamıştır. Bu yaşlı evlerin birisinde yaşamakta olan bir ailenin 6 çocuğu vardır, baba “Acı baba”dır…
Mehmet Acı’dır.. Bir mütevazi esnaftır.Bir küçücük bakkal.. Mahalle bakkalı.. Bakkal amca. 1970’li yıllardan o gün uyanık zekası ile çocuklarını doyuran
Acı usta,bu lezzeti çok kısa süre sonra şimdilerde “inovatif” denilen bir yeni projeye dünüştürecektir. Bakkal dükkan veresiye’siz çalışmamaktadır.
Çoğu ödenmeyen.. O halde peşin para’lı,veresiyesiz bir iş yaratacaktır kendine.. Şimdiki Atlıhan Oteli’nin karşısındaki bahçe mahallesi evlerinden
birisinin sokağa bakan duvarını yıkarak oluşturduğu bakkal dükkanının içini boşaltır,orada şurada buldukları ile bir tezgah hazırlar..
Gazocağı’nın yerini “tüp gaz”almıştır… O küçücük tantuni teknesinde ne masa, ne sandalye vardır. Her şey ayakta ifa edilir. Doğramak, pişirmek, yemek..
Anne eti doğrar haşlarken, çocukları domatesleri, soğanları, maydonozları doğrar, Amane fırınının çırakları açık ekmek yetiştirir, Acı usta eti kavurur,
pamuk yağı ile donmuş kuyruk yağı ile ve üzerine döktüğü su ile oluşan buhar o lezzetin kokusunu yayar, her defasında çocuklarını okula gönderirken
yaşadığı heyecanla “tantuni” çığlığı,”tantuni” sevinci sarılı dürümler hazırlanır ve sırada ağzı sulanmakta olan müşterilerine hızla takdim edilir.

 

“- Takviye ister misin? ” söylemi Acı ustanın Mersin sözlüğüne kazandırdığı bir deyim olmuştur. Hala kullanılır. İlk servis sabahın yedisindedir..
Son servis günün onbeşindedir. Acı usta’nın sevinç çığlığı “tantuni” lezzetine Mersin’in mahallelerinden akın akın gelirler Mersin’in
erken sabahlarının gurmeleri.. ( Vahap Kokulu’nun yazısından )

 

Mersine Tantuniyi miras olarak bırakan Mehmet Acı’nın oğlu Murat Acı şimdi tezgahının başındadır. Murat usta bu eşsiz süper lezzeti
2007 yılından bu yana Antalyalılara tattırmaktadır.